Facebook Takip Ediniz Twitter Takip Ediniz

19.Gün Yol Güncesi

Reklamlarınız için

  Metin TÜZÜN
  0554 244 03 12
  satis@likyayolurehberi.com

Görüs, Sorula ve Reklamlarınız için

 

 Etapların yol bilgileri için "Parkur Bilgileri" sayfamızı ziyaret ediniz...

Güne oldukça dinç başlıyorum. Dün gece Zafer Bey sabah marketi açtığında bende güne başlamış oluyorum. Birlikte kahvaltı ediyoruz. Açık havada dostlarla yapılan söyleşi dolu kahvaltılar bu seyahatimin en sevdiğim taraflarından biri diyebilirim. Kahvaltı sonrası çadırımı çantamı yüklenip Zafer Bey ve eşine konukseverliklerinden dolayı teşekkür edip yola koyuluyorum. Yol marketten devam ettikten sonra sola doğru patika olarak devam ediyor. Aslında ters tarafa doğru asfalt yolu takip ettiğinizde 1 km sonra Likya yolu ile kesişiyorsunuz. Ama hazırladığım rehber kitap ve web sitesi gereği işaretlerden sapmıyorum. 2 km kadar gittikten sonra asfalt yol karşılıyor beni. Hafif eğimli bu asfalt yolda bir süre devam ettikten sonra virajın olduğu bir noktada Likya yolu tabelasını görüyorum. Artık patika zamanı.

GEDELME'DEN AYRILDIM PARKUR GENELDE TOPRAK YOL

Güne başlarken ki rehber videomu çekip yola koyuluyorum. Bir süre patika yol çalılar arasından devam ettikten sonra toprak köy yoluna çıkıyorum. Uzun bir süre patika yol ve toprak traktör yolu bir kaç kez kesişiyor, Aslında toprak yolu takip etseniz yolunuz biraz uzasa da aynı yola çıkmış olacaksınız. Ama bu yol doğa yürüyüşü amaçlı olduğu için mümkün olduğunca sizleri doğal alanlardan yürütüyor. Ve bir süre sonra işaretler küçük mezarlık yanından ve kulübelerin önünden sizi Antalya anayoluna çıkarıyor. İşaret problemi burada mevcut. İşaretleri kaçırıp asfalt boyu ilerlemeyin.


YOL ÜSTÜNDE MEZARLIK NAR BAHÇELİ PANSİYON

Doğru yol, anayolun hemen karşısından devam ediyor. Seyrek orman çalı içinden nar bahçeleri ile çevrili bir pansiyon restauranta geleceksiniz. Nar ağaçlarının yanından devam eden yol, ormana doğru devam ederken bir ara tel örgülerin üzerinde ahşap merdivenden yapılmış yolu kullanıyorsunuz. Tel örgüyü bu şekilde aştıktan sonra hafif bir eğimle yürümeye devam ediyorsunuz. Toprak yol ilerde ikiye ayrılacak. Karşı tarafa değil Likya Yolu sağınıza doğru devam eden yoldan ilerliyor. Arada karşılaşacağınız nar ağaçları önünden kanyona doğru bazen toprak traktör yolundan bazen ise patikadan devam ediyor.


İŞARETLER BELİRGİN DERE YATAĞINA ULAŞTIM

Bir süre yemek molası veriyor. Ve Gps bilgilerini kontrol ediyorum. Gıda takviyemi aldıktan sonra inişe devam ediyorum. Benim gibi tek başınıza bu tür uzun süreli doğa yürüyüşleri yaptığınızda mutlaka gün içinde zaman zaman telefonunuzun çektiği yerlerde konum bilginizi arkadaşlarınızla veya tanıdıklarınızla paylaşın. Bu uzun soluklu trekking etkinliğinin en önemli güvenlik kurallarından biridir. Olası bir kaza, burkulma veya kaybolma durumu yaşadığınızda son noktanızın bilinmesi size ulaşılmayı kolaylaştıracaktır. Tabi bu tür bir durumla karşılaşmayı istemeyiz. Ama bilinçli bir şekilde doğaya çıkmak her zaman sizi güvende hissettirir.


SU SESİYLE DİNLENİYORUM KÜÇÜK ŞELALELER OLUŞMUŞ

İniş bir süre daha devam ediyor ve çağlayan akarsu seslerine yaklaşıyorum. Bir müddet sonra beyaz yuvarlak devasa taşlardan oluşmuş harika kanyon manzaraları beni karşılıyor. Dere yatağında bir süre fotoğraf çekimleri yapıyorum. Dinlendikten sonra taşlardan seke seke işaretleri takip ediyorum. Bir süre dere yatağında ilerledikten sonra işaretler beni karşı yamaca yönlendiriyor. Önümde ciddi bir yol olmadığını düşünürken bir an da işaretler tepenin yukarısına doğru götürüyor beni. Yol üstünde kalabalık bir turist kafilesini selamladıktan sonra tırmanmaya devam ediyorum.


DERE YATAĞI SONRASI TIRMANIŞ YÜKSEKLERDE SANDAL AĞAÇLARI

Navigasyon, doğru yolda olduğumu yolun “U” şeklinden beni önce zirveye çıkaracağını ve ardından tepenin arka tarafına indireceğini söylüyor. Bu zorlu tırmanışı görünce biraz moralim bozuluyor ama motive olmam uzun sürmüyor. Tırmanışa devam ediyorum. Sandal ağaçları eşliğinde devam eden tırmanışım 3 saat kadar sürüyor. Zirveye ulaştığımda Gps 650 mt.’lik bir yükseklik veriyor bana. Zirvede bir süre tepeye paralel devam eden patika yoldan ilerliyorum ve iniş başlıyor.


KANYONDA ASMA KÖPRÜ NİHAYET KANYONA ULAŞTIM

Orta tempoda bastığım yere dikkat ederek baton yardımıyla iniyorum. Labirent gibi yol sağa sola kıvrılarak 2 saat boyunca devam ediyor. Ve nihayet tekrar dere yatağına ulaşıyorum. Tepenin inişi sonrası sola doğru dere yatağından yürüyüp Göynük Kanyonu’nu işleten firmanın tesislerine ulaşıyorum. Oldukça güzel bir ortam kurmuşlar. Izgara çeşitleri ve soğuk , sıcak içeceklerin olduğu, durgun kanyon suyu üzerine yapılmış sedirlerle çevrili oldukça güzel bir mekan burası. Çantamı burada çalışan bir yetkiliye emanet edip, batonum ve fotoğraf makinem ile kanyona doğru vakit kaybetmeden yol alıyorum. Saat 19.00 ‘da kanyon girişi kapatıldığından 2 km’lik toprak yolu hızlı adımlarla almaya çalışıyorum. Göynük Kanyonu’na ulaştığımda sadece giriş kısmını fotoğraflayacak kadar vaktim kalıyor. Görevlinin uyarısıyla kanyondan ayrılmak zorunda kalıyorum. Tekrar toprak yoldan geldiğim yere dönüyorum.


KANYON GİRİŞİ AMA GİREMİYORUM KANYONDA YAPAY GÖLETLER

Akşam yemeğimi ızgara şeklinde işletmede yedikten sonra suyun üzerinde ki sedirler üstünde akşam rehber videosunu çekiyorum. Ve görevlilere kamp yapacağım alanı soruyorum. Buranın çalışanları buranın özel ticari işletme sahası olduğunu bu alanın dışında kamp yapabileceğimi söylüyorlar. Bana tarif ettikleri güvenlik kulübesinin dışında ki düzlükte hava alacakaranlık olmuşken bende çadırımı kuruyorum. Kendimi öyle yorgun hissediyorum ki, uyku tulumunun içine girdiğim gibi gözlerim kapanıyor.


GÖYNÜK KANYONU GİRİŞİ KANYONDA Kİ TESİSLER