Facebook Takip Ediniz Twitter Takip Ediniz

1.Gün Yol Güncesi

Reklamlarınız için

  Metin TÜZÜN
  0554 244 03 12
  satis@likyayolurehberi.com

Görüs, Sorula ve Reklamlarınız için

 

 Etapların yol bilgileri için "Parkur Bilgileri" sayfamızı ziyaret ediniz...

EVDEN ÇIKIŞ AN’IM HEDEF FETHİYE – KAŞ

Meterolojinin hava tahminlerinden dolayı iki haftadır ertelediğim yolculuk için Ankara’dan Pazar akşamı bindiğim otobüs beni sabah 07.00 de Fethiye’ye indirdiğinde, Ovacık minibüsleri ile Likya Yolu başlangıç noktasına gitmeyi umuyordum ki, kendimi Fethiye merkezde buldum. Bu küçük aksiliğe rağmen taksiyle başlangıç noktasına geldiğimde saat 08.00'di. Kendimce yolculuk için bazı kurallar koymuştum. Likya yolunun ilk etabı olarak planladığım Fethiye-Kaş arasını 6-8 gün arasında bitirecektim ve yolun web sitesini ve rehber kitabını hazırlayacağım için asla işaretlerin beni götürdüğü parkur dışına çıkmayacaktım. Her sabah ve akşam gün içinde yaşadıklarımı www.likyayolurehberi.com sitesinde yayınlamak üzere ve bu yolu yürüyeceklere görsel kaynak olması için video ile kaydedecektim. Ve yürüyüşüm boyunca hiçbir araca binmeyecektim. Gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra ilk video çekimimi yapıp 08.30 da yürüyüşüme başladım.


BAŞLANGIÇ NOKTASINDAYIM  LİKYA YOLU PATİKA

Yolun ilk adımları gerçekten muhteşem güzellikte, sağ tarafımda ölüdeniz manzarası eşliğinde antik yol olduğu belli olan yoldan ilerlemek gerçekten heyecan verici. Bir saat kadar yürüdükten sonra bir su kuyusunda mola veriyorum. Ve ilk turist kafilesi ile burada karşılaşıyorum. Hollandalı üç yol arkadaşı ile bir süre yolun güzelliğinden konuşuyoruz. Bir süre daha dinlendikten sonra, birkaç fotoğraf çekimi yapıp ve gerekli parkurun notlarını alarak yola devam ediyorum.


HOLLANDALI YOL ARKADAŞLARIM DAHA ÇOK YOLUMUZ VAR

Bu noktada birkaç küçük önerim olacak, yiyecek konusunda mümkün olduğunca size ağrılık yapacak metal konservelerden ziyade daha hafif enerji verici gıda takviyeleri alın yanınıza. Zaten yol boyunca köy evlerinde gözleme türü yiyecekler yemek imkanınız olacak. Likya yolu üzerinde evi olan köylüler bazen ikram bazen de cüzi miktar karşılığında tüm yemek ihtiyacınızı karşılıyorlar zaten.Yol boyunca taşıdığınız her gram gittikçe sorun olacaktır size. Parkurun bu bölümünde Ölüdeniz’e her adımda biraz daha yüksekten bakıyorsunuz.

LİKYA YOLU’DAN ÖLÜDENİZ’E BAKIŞ FETHİYE’YE SON BAKIŞ

Yol boyunca işaret problemi yok, her 15-20 metrede işaretler belirgin. Bir süre sonra ölüdeniz manzarası arkanızda kalacak ve düz bir parkurda çiçekler ve temiz hava eşliğinde ilerliyorsunuz. Uzaktan gelen birkaç keçi sesi hariç neredeyse tam bir sessizlik ve huzur. Bir süre toprak araç yolundan ilerliyorsunuz, köy hizmetlerinin yol genişletme çalışmaları dolayısıyla 100 mt kadar bir iş makinasıyla ilerlemek sorun olsada solumda gördüğüm su pınarını görüyorum. Pınarda suyumu tazeledikten sonra ve gerekli parkur notlarını aldıktan sonra yoluma devam ediyorum.

SPONSOR İŞARETLER LÜKS SEVER KEÇİLER

Bir süre toprak köy yolundan ilerlediğinizde Kirme’ye varıyorsunuz. Kirme oldukça yeşil dar yolları olan bir köy. Köy içinden keyifli bir yoldan ilerledikten sonra sizi Faralya inişi diye bilinen dik patika bir iniş başlıyor. İniş sırasında batonun faydasını fazlaca göreceksiniz. Likya Yolu genelde inişli- çıkışlı bir parkur olduğundan trekking botu seçiminizi iyi yapmalısınız ve kaymaz tabanlı bir botun önemini kayalıklı dik inişlerde fark edeceksiniz. İnişlerde ayak parmaklarınızın uçlarının sıkışmaması içinde bilekten kavrayan ve kullandığınızdan bir numara büyük bot seçimi yapmanızı öneririm.

KIVRILARAK GİDEN ANTİK YOLLAR YOL ORMANDAN DEVAM EDİYOR

Bu dik iniş sonrası Faralya’ya giriş yaptım, etrafımda pansiyon tabelaları beni karşılıyor. Biraz ilerledikten sonra cami göreceksiniz caminin karşısında ki çardakta dinlenebilirsiniz. Kelebekler Vadisine inmek isterseniz, köy içinde ki George House'un bahçesinden zorlu bir iniş sonrası ulaşabilirsiniz. Sırt çantası ile inmek oldukça zor ve risklidir. İniş parkuru işaretli olup, üç ayrı yerde halat yardımı alarak iniş yapılabiliyor. Vadiye inişe göre çıkış daha kolaydır. Daha önceki keşif gezilerimde vadiye indiğim için yola devam ediyorum. Faralya'da ki asfalt yol köy çıkışına kadar devam ediyor. Bir süre asfalttan ilerledikten sonra çok belli olmayan bir sapaktan sol tarafa, çalıların arasından yol patikaya dönüşüyor. Bu noktada işaret olmasada yapılmış baba işaretini kaçırmayın.

KABAK KOYU GÖRÜNDÜ ARADA DİNLENMEK GEREK

Yol bir süre sonra toprak yola dönüşüyor, yol üzerinde köyle bir kadın küçük bir çardak kurmuş, meyve suyu-gözleme-su satışı yapıyor, taze portakal suyunu çardakta yudumladıktan sonra yola devam ediyorum. Toprak yoldan bir süre gittikten sonra çam ormanlarına giriyorum,bir süreden beri işaretlere rastlamayınca bir tuhaflık olduğunu düşünüp gördüğüm en son işarete geri dönüyorum ve dikkatlice bakınca etrafıma yolun sol tarafına yapılmış iki baba arasından hafif inişli dar bir patikaya saptığını farkediyorum, bu dikkatsizlik bana 45 dk kaybettirdi. Ve doğru rotaya girdikten sonra, parkurun bu bölümü ile ilgili notlarımı alıp ve kısa bir rehber video çekimi yapıyorum.

SPONSOR İŞARETLER… FARALYA’DA TÜRK ÜÇ GEZGİN

Kabak Koyu’nu ilerden görünce yorgunluğum geçti diyebilirim. Bu bölgede tıpkı Faralya gibi pansiyonlarla dolu, bir süre yukarıdan koyu izledikten sonra yol kenarlarında ki zakkum çiçeklerinin eşliğinde hafif aşağı meyilli olarak devam ediyor. Bu noktada bir hatırlatma yapmalıyım, yol iniş sırasında biri düz diğeri sola olmak üzere çatallaşıyor. Kabak koyuna inmek için düz devam etmelisiniz.. Sola doğru yarım "U" şeklinde giden yol, alman gezginlerin Alınca'ya gitmek için açtıkları alternatif yoldur. Daha önce ki etkinliklerde kullandığım bu yol sizi dağın yamacından götürerek orman içine sokuyor ve dik bir tırmanışla devam ediyor. Kabak Koyu'na inmek için ben devam eden yolu kullanıyorum. Belirgin işaretler eşiliğinde devam eden yol kıvrıla kıvrıla zik zaklar çizerek ilerliyor. Yaklaşık 30 dk.'lık bir iniş sonrası toprak yol ile buluşuyorum. 100 mt. sonra da yol kabak koyu plajına çıkıyor.

YEŞİL VE MAVİNİN BULUŞMASI MANZARAM HARİKA

İlk güne göre rotamın oldukça ilerisindeyim. Sabah saatlerinde kaliteli fotoğraf çekmek önümde ki yüksek tırmanışı atlatmak için yola devam etmeye karar veriyorum. Plajın sonundan yol orman içine doğru devam ediyor. Yol her geçen mt. de dikleşiyor. Kabak-Alınca arası tırmanış düşündüğümden de zor, yorgunluğumunda bunda etkisi var. Sizlere tavsiyem öğleden sonra bu yola çıkmayın, oldukça uzun ve yorucu bir etap, Su stoğum tamamen tükendi. Hava kararmaya yakın Alınca sınırlarına giriyorum, kamp yeri ararken bir keçi ağılı ile karşılaştım. Keçilere sahiplik yapan Şaban ile tanıştık. Kamp yeri konusunda Alınca'nın biraz yukarısında kalsa da beni kendi köylerine davet etti. Teşekkür edip kabul ediyorum.

YOL’UN KIVRILAN ETAPLARI  İŞARETLER HEP BENİMLE

Şaban kardeşimle pınar başına gidiyoruz önce, pınarbaşında Şaban ile uzun uzun sohbet edip dinleniyorum. Hava kararmaya yakın keçileri ağıla toplamak üzere kalkıyoruz. Bir iki saat boyunca keçi çobanlığı deneyimimden sonra Şaban ile yakında ki köylerine doğru yola çıkıyoruz. Hava biz yoldayken kararıyor. Köye ulaştığımızda yorğunluğum artık belirğin olmaya başladı. İlk gün en fazla Kabak Koyu olarak planladığım rotamda, Alınca'ya kadar ulaşmıştım. Sizlere burada tavsiyem şu ki Sabah saatleri dışında Kabak-Alınca arasında ki bu dik eğimli parkura girmeyin. Oldukça yorucu ve su sıkıntısı olan bir etap. En doğrusu bu parkura sabah saatlerinde başlamaktır.

ŞABAN KARDEŞİMLE BERABERİZ ŞABAN’IN YATAĞINDA DİNLENİYORUM

Şaban ve ailesi bana oldukça içten davranıyorlar. Akşam yemeğimizi Şaban ile beraber yiyoruz. Biraz sohbet ettikten sonra çayımızı bahçede ki sedirde yudumluyoruz. Aslında planım bahçede kamp çadırı kurmaktı ama hafif hafif çiseleyen yağmur damlaları düşmeye başlayınca fikrimi değiştiriyorum. Avluda kısa bir çanta düzeni ve bakımı yaptıktan sonra eve geçiyorum. Bir süre gün içinde aldığım notları ve parkur bilgilerini ve Kabak - Alınca arası yol boyu aldığım notları ve GPS verilerini düzenliyorum.

KEÇİ YAVRUSU TÜM YORGUNLUĞUMU ALDI ŞABAN’IN EVİNDE AKŞAM YEMEĞİMİZ

Şaban ve ailesinin göstermiş oldukları misafirpervelikten dolayı mahçup oldum diyebilirim. Saat bu arada 22.00 olmuş bile. Şunu belirtmeden geçemeyeceğim ki, sizlerde bu yollara çıktığınızda göreceksiniz ki, bölge insanı çok içten ve misafirperverler. Özellikle Türk turistlere karşı çok cömert ve güleryüzlüler. Dışarda yağmur başladı. Web sitesi için kullanacağım, ilk gün içinde yaşadıklarımı anlatacak rehber video çekimini yaptıktan sonra, benim için açılan yer yatağında, yağmurun sesini dinleyerek uykuya dalıyorum.