Likya Uygarlığı Tarihi
        Tarihte Likya Gezginleri

                         Likya Yolu'nun eşsiz doğal güzelliklerini bizim rehberliğimizde keşfedin.

Likya Uygarlığı Kısa Tarihi

Muğla ili ve Antalya ili arasında bulunan bugünkü Teke Yarımadası üzerinde hüküm sürmüş Likya Uygarlığı hakkında yeterli bir bilgi sahibi olduğumuz söylenemez. Tarihsel olarak sınırları batıda Dalaman Çayı, doğuda Kemer ilçesi ile sınırlıdır. Kuzeyi Burdur'un Gölhisar ilçesidir. Tarihte kuzeyde Frigya, kuzey batıda Karia ile kuzeydoğu ve doğuda ise Pamfilya ve Psidya ile çevrilmiştir.

            

Likya Uygarlığına mitlerde geçen kurt anlamındaki Lykos sözcüğüne izafeten Likya denmiştir.Bölgede antik kentler doğayla iç içedir. Likya adının kullaılmasının diğer nedeninin bölgede M.Ö 2000 yıllarında yaşayan ve doğu Akdeniz'de korsanlık yapan Lukka'lar olduğu söylenebilir. Bu kavim günümüzde Likya halkının atası olarak kabul edilmektedir."Luk" kelimesinin Luvi dilinde "ışık" olduğunudüşünülünce Likya'ya helenik ifadede "Işık Ülkesi" anlamı verilebilir.

            

Likya bölgesinin siyasi tarih açısından en önemli özelliği, tarihte birleşik devletler birliğinin kurulduğu yer olmasıdır. Plinius'un belirttiğine göre Likya'da 70 yerleşim yeri vardır.Likya Uygarlığına ait Patara kentindeki parlamento binası, Likya kaya mezarları, kale kalıntıları, inanç sistemlerini yansıtan tapınak kalıntıları Likya'lıların toplumsal hayatı ile ilgili bilgiler veren kent kalıntıları günümüze eşsiz bilgiler bırakmıştır.

            

Likya birliği, anayasası ile, yürütme organları ile birliğe dahil olan kent vaandaşlarına sosyal, demokratik, ekonomik haklar tanımakta ve bugünkü Avrupa Birliği'ne benzemekteydi. Kurulan bu birlik sosyal ve ortak savunma hakları vermesinin yanısıra vatandaşlarına istedikleri yerde toprak satın alma, ticaret, evlenme gibi haklar tanıyordu. Likya'lılar törelere göre babalarının adları yerineannelerinin adlarını kullanmaktaydı.

            

Bugünkü Likya yazıtları genelde 5.YY.dan kalmadır. 6 tanesi ünlü, toplamda 29 harf olan Likya alfabesi Grek alfabesinde olmayan bazı sesler de sahiptir. Günümüze kadar keşfedilmiş yazıtlar 150 kadardır. Likya yazım dili günümüzde Antalya Fethiye müzesinde sergilenen Xsantos steli sayesinde kısmen çözülmüştür. Likya medeniyeti 2 ve 3. YY. larda yaşadığı büyük depremler ve M.S. 6 YY. arasında 200 yıl süren vebasalgınının ardından kendini toparlayamamıştır.


Tarihte Likya Uygarlığı Gezginleri

Kayıtlarda bu bölgeyi ziyaret eden kişiler arasında; Hidrograf uzmanı Francis Beaufort, İngiliz mimar ve arkeolog Charles Cockerell, İngiliz topograf William Martin Leake, Doğa bilimci Edward Forbes, Amiral jeolog Thomas B. Spratt, Arkeolog Charles Fellows, Arkeolog Otto Benndorf, Arkeolog Georges Perrot, Mimar Charles Chipiez, Peyzajcı William J.Muller, Antropolog Felix Von Luschan, Avusturyalı filolog Ernst Kalinka vardır.

            

Bu dönemlerde bu topraklara ait sayısız tarihi eser, büyük kısmı yasadışı yollarla olmak üzere Avrupa'ya götürülmüştür. İngiltere'de bulunan British Museum'da sergilenen Likya Uygarlığına ait eserler sadece buzdağının görünen kısmıdır. Ayrıca o dönemlerde çıkarılan eserler dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış ve yasadışı olarak satılmaktadır. 1838-1839 yıllarında İngiliz arkeolog Charles Fellows Ege ve Akdeniz bölgelerine seyahatler yapmıştır.

            

18. YY.dan itibaren başta İngiltere'nin Osmanlı Devletinden alınan izinle Likya'ya eseri yurtdışına götürdüğü bilinmektedir. Bilinen Osmanlı ve İngiltere arasında ticari antlaşmaların yapıldığı ve Osmanlı Devletinin ticari baskılar altında ezilmeye başladığı yıllar olduğudur. 1838 yılında yapılan Baltalimanı Antlaşması imzalayan Osmanlı Devleti İngiltere ve birçok Avrupa Devletine ticari imtiyazlar vermek zorunda kalmıştır. Devletin ekonomik baskılarla elinin kolunun bağlandığı unutulmamalıdır.